Hayatımıza derinlemesine baktığımızda, çevremizdeki birçok insanın güçlü egolarıyla hareket ettiğini fark ediyoruz. Peki, bu ne anlama geliyor? Egosu yüksek bireylerin günlük konuşmalarına şöyle bir göz gezdirelim:
👉 “Ben yaptım.”
👉 “Benim fikrimdi.”
👉 “Ben olmasaydım bu şirket bu kadar büyüyemezdi.”
👉 “Ben söylemiştim, bak dediğim çıktı!”
👉 “Benim arabam, benim evim, benim şirketim.”
Bu tür cümleleri duymayan yoktur. Ancak sürekli “ben” diyen bir kişi, aslında egosunun esiri olmuş demektir. Dışarıdan büyük görünmeye çalışsa da içten içe kendisini yetersiz hissettiği için bu ifadelerle varlığını kanıtlamaya çalışır. Oysa gerçek özgüven, “ben” yerine “biz” diyebilmekten geçer.
İş Hayatında Ego ve Takım Ruhu
İş dünyasında “ben” egosu sıkça karşımıza çıkar. Egosu yüksek kişiler, olaylara objektif bakamaz, hata yaptıklarında çözüm üretmek yerine öfkelenir ve sürekli üstünlük kurma çabası içinde olurlar. Bu durum, ekip içinde çatışmalara yol açar ve kurum içi kutuplaşmaları artırır.
Bir ekip içinde uyum sağlamakta zorlanan, her şeyi tek başına yapmak isteyen ve sadece kendi başarılarını ön planda tutan kişiler, belirli noktalara gelebilir ancak uzun vadede başarılarını sürdüremezler. Çünkü takım ruhuna uyum sağlayamayan kişiler, bir süre sonra çevresindeki desteği kaybeder ve ilerleyemezler.
Oysa gerçek başarı, iş birliğiyle mümkündür. Ego, kontrol altında tutulduğunda bireye özgüven kazandırır ve sağlıklı bir liderlik becerisi geliştirmesine yardımcı olur. Dengeli bir öz güven, ne tamamen duyguların esiri olmak ne de başkalarına bağımlı hale gelmek demektir.
Kurumsal Kültürde “Biz” Bilinci
İş yerinde ego kontrol altına alınmadığında, çalışanlar arasındaki gerginlikler artar ve departmanlar arasında görünmez sınırlar oluşur. Örneğin; şirket içinde her departman kendisini ayrı bir yapı gibi görmeye başlar. Departmanlar arası yemek masaları bile ayrılır; herkes kendi ekibiyle oturur ve iletişim giderek zayıflar. Oysa kurum içinde verimliliği artırmanın yolu, çalışanların bir ekip olduklarını hissetmelerinden geçer.
Bu nedenle şirketlerde “Biz Kültürü” oluşturmak için şu adımlar atılabilir:
✔ Eğitim ve Farkındalık Çalışmaları: Çalışanlara “İş Yerinde Biz Bilinci ve Kurum Kültürü” eğitimi vererek, takım ruhunun önemini anlatmak.
✔ Etkileşimi Artırmak: Departmanlar arası iş birliğini geliştirecek etkinlikler düzenlemek.
✔ Ekip Çalışmasını Teşvik Etmek: Bireysel başarı yerine takım başarısının ön plana çıkmasını sağlamak.
Bir işletme, çalışanlarının iş birliği içinde hareket etmesini sağladığında, iş yerinde sinerji oluşur. Güçlü bir ekip ruhu sayesinde;
✅ Çalışanlar arasındaki iletişim güçlenir.
✅ Verimlilik ve üretim kapasitesi artar.
✅ Şirket içinde aidiyet duygusu gelişir.
Sonuç: Gerçek Güç “Biz” Diyebilmekte
Ego, doğru yönetildiğinde bireye özgüven kazandıran bir araç olabilir. Ancak kontrolsüz bir ego, bireyi yalnızlaştırır ve uzun vadede başarısızlığa sürükler. İş dünyasında sürdürülebilir başarının sırrı, “ben” yerine “biz” diyebilmektir.
Unutmayalım ki, en büyük güç birlikteliktedir. 🌟