Düşünce Heykelleri

Yaratmak, kim olduğumuzun, hangi niteliklere sahip olduğumuzun farkına varmaktır. Ortaya koyduğumuz eserler ise yaratıcılığımızın bir sonucudur. Resim yapmak, beste yapmak, şiir yazmak, proje geliştirmek ya da yaratıcı herhangi bir çabayı yaşama geçirmek gibi. Hepimiz doğuştan birtakım yeteneklere sahip olarak doğarız, kimimiz bu yeteneklerin erken farkına varır ve sahip olduklarının hakkına verir. Kimimiz ise maalesef yeteneklerine inanmaz ya da inanmamayı tercih eder daha da doğrusu kendisini yoracak çalışmalar içine girmek istemez. Bahanesi ise hazırdır. “Vaktim yok” ya da “nerede bende o yetenek şaka yapıyor olmalısın” gibi.

 

Aslında bizler kendi hayatımızın mimarlarıyız. Bir ev düşünün mimar eli değmiş, herşeyiyle kusursuz. Bir ev düşünün, var olması yeter diye yapılmış. Hangisinde oturmak istersiniz? Hangisi sizi daha mutlu kılar? Sadece başınızı sokacağınız bir ev sizi mutlu etmeye yeter mi? Hayatınızı düşünce zenginliğinizi kullanmadan yaşamak sizi nelerden mahrum eder biliyor musunuz? Oysa  ki insanlar farkına varmadan düşünceleri ile sözleri ile hayatlarına yön verir bir ev gibi hayatlarını dekore eder ve süslerler. Güzel şeylere layık olduklarını farkettikleri zaman daha çok çabalarlar, hayatlarının mimar eli değmiş bir ev gibi güzel olması için itina gösterirler. Olumlu düşünür, olumlu sözler sarfeder olumlu bir hayat yaşarlar. Çünkü düşünceleri hep olumlu olduğu için olumlu enerjileri üstlerine çekerler. Bu insanlar  sokakta, iş yerinde ya da herhangi bir mecliste hemen farkedilirler. Çünkü gözlerinin içi güler. Bu satırları okurken olur mu hiç öyle şey demeyin lütfen bir deneyin. Öncelikle işe, yakın çevrenizdeki insanları farketmekle başlayın. Bakkalınıza  komşunuza hatta sokaktaki çöpünüzü toplayan temizlik görevlisine tebessüm etmekle başlayın.Unutmadan bu arada, sabahleyin uyandığınızda öncelikle iç benliğinize günaydın diyin. Her yeni başlayan yeni bir günün , yepyeni sürprizlerle dolu olduğunu kendinize söyleyin. Korkmayın kimse kendi kendinize konuştuğunuzu duymaz duysa bile ne çıkar.

 

Heykeltraşların yaptıkları eserleri yani heykelleri bir düşünün ne kadar emek sarfedilmiş ne kadar çaba ortaya konulmuş onların yaratılması için. Hayatımızda yaptığımız herşey bizim düşünce heykellerimiz. Emek sarfederek yaptığınız şeyleri bir düşünün  size nasıl haz veriyor? Bir süre sonra bu haz duygusu ile yeni düşünce heykelleri oluşturmak istemiyor musunuz?  Tabiki istiyorsunuz? Herşey bizim elimizde, istediğimiz gibi hayatımızı yönlendirebiliriz yeter ki içten isteyelim buna yürekten inanalım. %100 Düşünce Gücü adlı kitabı mutlaka duymuşsunuzdur ya da okumuş olabilirsiniz. Okuyupta gerçekten faydalanıp hayatınıza birşeyler katmasına izin verdiyseniz bu satırlarda sizlerle neler paylaşmak istediğimi daha iyi anlarsınız.

 

İnsanlar yeter ki birşeyler yapmak istesinler onları hiçbir şey hiçbir kimse durduramaz. İstemek başarmanın yarısıdır. İnsan kendi kişiliğinin mimarı olabileceğini farkettiğinde müthiş bir özgürlük ve sorumluluk duygusu içini sarar ve  geleceğini yönlendirme duygusu ile hareket eder. Çok sık tekrarlanan bir deyişi burada tekrarlamak istiyorum. “Bir düşünce eken bir eylem biçer, bir eylem eken bir alışkanlık biçer, bir alışkanlık eken bir huy biçer, bir huy eken bir karakter biçer, bir karakter eken bir kader biçer.

 

Hayatımızı yönlendirmek kendi hikayemizi yazmak için aşağıda size önereceğim yolları denemek istermisiniz? Evet ise yanıtınız buyrun o zaman:

 

  • Geleceğimiz bizim elimizde bu sebeple düşüncelerimize dikkat edelim ki düşüncelerimiz evrende doğru yerlere gitsin ve doğru şekilde bize geri dönsün. Dönerken de martıların gökyüzünde çıkarmış olduğu sevinç çığlıklarına karışşın. Coşku dolu, sevinç dolu olsun. Yaşamımızda yön bulsun.

 

  • Ağzınızdan çıkan sözcüklere dikkat edin, sözcükler çok güçlü araçlardır, dünyanızı sözcüklerle yaratırsınız. Kendinizle ve başkaları ile konuşurken sarfettiğiniz kelimeler konusunda daha düşünceli olun. Sözcüklerinizi seçerken enerji dolu, cesaret verici, motive edici ve olumlu olmalarını sağlayın, bilinçli olarak seçin ve kullanın.Bu tavrınız bulunduğunuz enerji düzeyinizi ve çevrenizdeki kişileri dikkat çekecek ölçüde etkileyecektir.

 

  • Kendinizi nasıl görüyorsunuz? Kimlerle arkadaşlık yapıyorsunuz? Ne gibi mesajlarla kendinizi ve çevrenizi görüntülüyorsunuz? Gelecek 5-10 yıl sonra nasıl biri olacağınız ve nerede hangi konumda olacağınız bugün okuduğunuz kitaplarla, çevrenizdeki arkadaşlarla kısacası bugün ektiğiniz olumlu düşünce ve davranışlarla doğrudan ilintilidir.

 

  • Hayatınızda neler size heyecan veriyor? Yüreğinizin kıpır kıpır olduğu anların farkında mısınız? Kısacası hayatın farkına vararak andan zevk alarak yaşıyor musunuz? İstiridye kabuğundaki inci kadar değerli olduğunuzun farkında mısınız? Size heyecan veren olayların ve insanların bir listesini tutmaya başlayın.

 

  • Hayal gemisine binip tüm dünyayı gezmeye ne dersiniz? Yoksa hayalleriniz çocukluk anılarınızda mı kaldı? Ne sıklıkta hayal kuruyorsunuz? Kendinize şu soruyu sormaya ne dersiniz? “Herşeyi alabilecek kadar çok param olsaydı zamanımı nasıl geçirirdim? İşte bu sorunun yanıtı size kalbinizin en çok neyi şevkle istediğinizi gösterecektir. Yeni düşünce heykellerinizin yakıtı tutkudur, kabullenme değil. Gerçekten hayatta neyi çok istediğinizi bir düşünün, hayal edebileceğiniz en güçlü düş nedir? Renkli bir kağıda bunu yazın ve sizi o yaşama doğru nasıl çektiğini izleyin.

 

  • Hayatımızdaki renklerin yaşamın büyüsü olduğunu unutmayın, renklerin diline ve bize söylediklerine dikkat edin. Yeşilin, huzur ve güven veren rengini, morun bilge ve kutsallığını, kırmızının tutkusunu, beyazın saflığını ve mavinin sonsuzluğunu hayatınıza rehber yapın.

 

Ünlü düşünür ve alman yazar Goethe”nin dediği gibi “Ne yapabiliyorsanız ya da ne hayal edebiliyorsanız başlayabilirsiniz. Cesaretin içinde zeka, güç ve mucize vardır.” hemen başlayın.

Efsun Fırtına
Eğitmen&Danışman&Koç

0 cevaplar

Cevapla

Want to join the discussion?
Feel free to contribute!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir