Düşünce Heykelleri
Efsun FIRTINA
Yaratıcılık, insanın kim olduğunu ve potansiyelini keşfetmesidir. Resim yapmak, şiir yazmak, beste yapmak ya da bir proje geliştirmek… Tüm bunlar, zihnimizin ve ruhumuzun ürünü olan “düşünce heykelleridir.” Ancak bazı insanlar yeteneklerine inanıp onları geliştirirken, bazıları bahanelerle potansiyellerini görmezden gelir. Oysa ki, hayatımızın mimarı biziz. Nasıl ki ince işçilikle inşa edilmiş bir ev, gelişi güzel yapılan bir evden daha huzur vericidir; öyle de emek verilmiş bir hayat, sıradan bir yaşamdan çok daha anlamlıdır.
Marcus Aurelius’un dediği gibi: “İnsanın yaşamı, düşüncelerinin rengini alır.” Hayatımızı daha güzel bir hale getirmek istiyorsak, düşüncelerimizi bilinçli seçmeliyiz. Olumlu düşünen insan, olumlu bir yaşam sürer ve çevresine de bunu yansıtır. Gözlerinin içi gülen, enerjisiyle bulunduğu ortamı değiştiren insanlara dikkat edin; onlar, bilinçli olarak kendi hikâyelerini yazan kişilerdir.
Bunu başarmak için küçük ama etkili adımlar atabilirsiniz. Sabah uyandığınızda önce kendinize günaydın deyin. Kendinizi ve hayatı takdir edin. Komşunuza, bir market çalışanına, hatta sokakta çöp toplayan birine tebessüm edin. Küçük iyilikler, büyük farklar yaratır. Sokrates’in dediği gibi: “Mutluluk, en az şeye sahip olanın değil, en çok şeye ihtiyaç duymayandır.” Sahip olduklarımızın farkına vararak ve şükran duyarak mutluluğa bir adım daha yaklaşabiliriz.
Bir heykeltıraşın taş bloklardan sanat eseri yaratması gibi, biz de emek ve disiplinle düşünce heykellerimizi oluştururuz. Hayatımıza bilinçli yön vermek istiyorsak, şu prensiplere dikkat edelim:
- Düşüncelerimizi özenle seçelim. Evrende yankılanan düşünceler, bize aynı frekansta geri döner. Olumsuz düşündükçe, olumsuzlukları hayatımıza çekeriz.
- Sözcüklerimizi dikkatle kullanalım. Platon’un dediği gibi: “Konuşmalarımız ruhumuzun aynasıdır.” Kendimize ve başkalarına söylediğimiz sözler, karakterimizi ve kaderimizi şekillendirir.
- Kendimizi nasıl gördüğümüze dikkat edelim. Hayatımızı şekillendiren en büyük etkenlerden biri, kendimize olan bakış açımızdır. Gelecekte kim olacağımız, bugün yaptığımız seçimlerle belirlenir.
- Tutkularımızı takip edelim. Bizi heyecanlandıran şeylerin farkına vararak yaşamın tadını çıkaralım. İçimizi kıpır kıpır eden anların farkında mıyız? Hayallerimizi ne kadar önemsiyoruz?
- Hayallerimize sarılalım. Marcus Aurelius, “Hayatınızı hayallerinizle şekillendirin, başkalarının beklentileriyle değil.” der. Çocukken kurduğumuz hayaller nereye kayboldu? Hayal kurmaktan asla vazgeçmemeliyiz.
- Renklerin ve doğanın enerjisini keşfedelim. Yeşilin huzurunu, mavinin sonsuzluğunu, kırmızının tutkusunu hissedelim.
Son olarak, Goethe’nin şu sözünü hatırlayalım: “Ne yapabiliyorsanız ya da ne hayal edebiliyorsanız başlayın. Cesaretin içinde zeka, güç ve mucize vardır.” O halde, cesaretle ve bilinçle düşünce heykellerimizi oluşturalım. Çünkü hayatımız, bizim ellerimizde.